Şalter Kemal

Basım: Kum Yayınları, Kasım 2006, Ankara

“Yemişim lan büyüsünü” dedi adam. Eli, köpeğin açlıktan kemik torbasına dönmüş boynundaydı. “Büyü bilsem, önce kendime yaparım önce, yavşak!” Bir yudum daha çekti elindeki gazete kâğıdına sarılmış şişeden. “Bıraktık büyü yapmayı, adam bile sayılmam ben: Adam olsam, şu mereti içmem. O kadar da söz verdik başkana…”

Köpek, adamın elindeki şişeyi saran gazete kâğıdını yaladı, sonra adamın yüzüne derin bir minnetle baktı. Adamın başka bir kâğıt içinde getirdiği kıymayla ekmek karnını doyurmaya yetmemişti.

Gece yarısı, köpekle adamın yan yana altına sığındıkları, yaprakları boyun bükmüş ağaca incecik bir yağmur yağıyordu. K…… kasabası bilmem kaçıncı uykusunda homurdanarak devinirken, adamla köpek bir yılı aşkın bir süredir adamın mutlu ve mutsuz tüm gecelerini paylaştıkları yerde, fabrika lojmanlarının ortasındaki parkta geceyi dinliyorlardı.