SÖYLEŞİLER

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ HÜLYA KARADENİZ SÖYLEŞİSİ

1.Hikayenizdeki karakterleri nereden esinlenerek oluşturdunuz? 

2.Neden çocuk kitabı yazdınız ? 

3.Tıp Fakültesi mezunu olduğunuzı okumuştum. Mesleğinizin dışında olan yazarlık mesleğine nasıl yöneldiniz ? 

4.Çocuk kitaplarınızdaki resimleme teknikleri birbirinden çok farklı. Bunun nedenini açıklayabilir misiniz ? 

5.Çocuk kitaplarınızda köy hayatı işlemenizin nedeni nedir ? 

ALPER AKÇAM’DAN KİEV’DE AŞK

Yazmak, içimdeki kırılmanın kendini onarma çabasıdır diyen Alper Akçam’ın Yunus Nadi Ödüllü Kiev’de Aşk adlı öykü kitabı, kalbin ayrıntılarda attığı, cerrah titizliğinde tekniğin ve özgür imgelem gücünün birleştiği on bir öyküden oluşuyor.

Kiev’de Aşk adlı kitabın ilk öyküsünde Gala adlı kadında cisimlenen aşk var. Karanlık Kiev sokaklarında, metro istasyonunda kararsız bir gölge gibi dolaşırken, fondaki gecenin rengi sizi de içine alıveriyor.  Adamın iç dünyası belki de çok kalabalık olduğundan, adı yok. Kadınsa, Gala! Ne yalan söylemeli,  kadim aşk masallarında bile ürkekçe kıyısında dolanılmasına rağmen, tenin tutkusu değil midir asıl olan aşkta?

HÜLYA OKUYAN SÖYLEŞİSİ

ÇAĞDAŞ ÇOCUK YAZININDA YENİ BİR SOLUK : A. ALPER AKÇAM

            (Varlık Dergisi Şubat 2006 sayısında yayınlandı)

 Çağdaş eğitimin amaçlarından biri - belki de en önemlisi - düşünen, eleştiren, sorgulayan, yeniliğe açık bireyler yetiştirmektir. Bu özelliklere sahip bireyler yetiştirmek okuma edimiyle, kısacası bilinçli okur yetiştirmekle doğrudan ilintilidir.

GİDENLER GELENLERDİ ÜZERİNE SÖYLEŞİ, TEMMUZ 2005

1. Yazmak eylemi, yazma uğraşı her yazar için aynı anlamı taşımıyor. Örneğin Adalet Ağaoğlu, “Yazmak ateşim benim, aşkım...” demekte. Sizin için yazmak eylemi nasıl bir uğraşı?

Yazmak benim için bir yaşama biçimi. Yaşamdan bana düşen en önemli parça... Yazısız bir dünyada yaşıyor olsaydım ne yapardım bilemiyorum ama kendimi bildim bileli kendimi yazıyorum. Yazma denince, istençli olan, yeni bir şeyler üretmeye, bilinenin dışına çıkmaya yönelmiş yazma anlaşılmalı elbet. Dersle, ödevle ilgisi olmayan şeyler yazardım çocukluğumda da. Kısa şiirler, öykü çalışmaları vardır ta ortaokul yıllarına uzanan. Sonra politik, yarı politik yazılar, bildiri metinleri, dergi yazıları, arkasından hekimlik... 

TOPLUMSAL DÜZENEK KİMLER İÇİN DÖNÜYOR? Beyazıt Kahraman

Roman, öykü, makale, deneme, eleştiri türünden yazın çalışmalarıyla tanıdığımız Dr. Alper Akçam’ın son romanı ‘Eğer’, Tekin Yayınevi tarafından yayımlandı. Ülkemizde son yıllarda yaşanan toplumsal/politik çarpıklıklara bir aşk ve hırsızlık olayının süzgecinden bakmaya çalışan romanı yazarıyla konuştuk.

►Alper Bey, romanınızın başkişisi olarak 17 yaşındaki bir lise son sınıf öğrencisini seçmişsiniz. Bunu yeğlemekle, ülkemizde gençlerimizin yaşadığı toplumsal, duygusal, ruhsal sorunlara eğilmek istediğinizi düşünebilir miyiz?

▀ Buna sorunlara eğilmek yerine onlardan birileriyle birlikte olma, onların dünyasına yakınlaşma, içine girme çabası da diyebiliriz. 

ALPER AKÇAM İÇİN (Nejla Kurul'dan)

Bir İleti Alper Ağabey İçin:

Doç Dr. Haluk Erdem'e,

Paylaşımınız için teşekkür ediyorum Hocam.

Açıkçası yazdıklarınızı okuduktan sonra, bugüne kadar Alper Akçam okumamış olmanın eksikliğini hissettim ve araştırma gereksinimi duydum. Ayrıca bugün kitap bakarken Akçam'ın "Karnaval ve Türk Romanı" adlı incelemesini de edinmiş oldum. Yazarlığı böylesine derinlikli tanımlayan ve bir sorumluluk alanı olarak gören, düşündüğünü düşünmekle kalmayıp, eyleme dönüştürebilen ve elimdeki kitaba kısa bir bakışla söyleyebileceğim; "barışçı gelecek" için tüm insanlığın kökenine bakıp, bütünün gerçekliğine ulaşmaya çalışan bir yazarla tanışmış oldum. Aslında uzağımızdaki bir "ışık"a götüren yolu Siz aydınlatmış oldunuz.

Tekrar teşekkürler...

Prof. Dr. Nejla Kurul

nejla