DOĞU PENCERESİ

doğu penceremi hep açık tutarım

serin / ürperten / taze bir rüzgâr

akar da akar

sabaha kadar

saf / çiçekli / çocuksu / kök boyası nakışlı

sınırsız hayal iştahında / rüyalar

ekmeğini taştan çıkaran halkımın

elinin nasırı / gözünün nuru / yüreğinin sesi

bir çoban ateşi

uzaktan bir kaval / bir yanık ney / bir dengbej

 

doğu penceremi hep açık tutarım

aldatılmış / oyuna getirilmiş / iliği kanı sömürülmüş

kan kardeşine düşman edilmiş

güzel insanımın gün yanığı yüzü

cicalar / bibiler / neneler

el ele vermiş de / un eler

bişiler / mafişler / kor keteler / gözlemeler

hep kurulu sofralar / gelen yer / giden yer

 

doğu penceremi hep açık tutarım

gözesi suyun / bereketi toprağın / mayası hamurun

kokusu bulutun / okşayan eli rüzgârın

hülyası / sevdası / kavgası varlığımın