KMİ

18 Haziran 2014 tarihli fotoğraf...

Ardahanlı arkadaşların hemen tanıyıverdiği gibi, elimdekiler kmi... Bizim yöreye özgü efsane bir bitkidir. Sık sık düzlere çıkar birer arka kmi toplayıp dönerdik. Serilirdik garabanlara, saatlerce yerdik. Antioksidan ve kan yağı çözücü etkisi oluduğundan eminim. Bir zamanlar kminin, yemliğin, hatolun, jolonun, mehsalın, kuzukulağının çok yenildiği, köyden yaylaya yürüme gidildiği, beden gücünün kullanıldığı ağır çalışma koşullarında erkeklerde hemen hiç kalp hastalığı, kadınlarda safra yolları hastalıklarına rastlamazdım köyümüzde. Şimdilerde milleti kırıp geçiren kanser hemen hiç yoktu. Şimdi koşullar çok değişti. Doğadan toplanan bitkiler az yeniyor, tarım büyük ölçüde makineleşti ve beslenmede bakkallara gelen kabuğu soyulmuş undan yapılmış glusid oranı çok yüksek ve kanserojen sayılabilecek etkileri olan beyaz ekmek ve boyalı gazozlarla karın doyuruluyor. Köylü kendi ürettiği sütü, süt ürünlerini bile yemiyor; önceden bağlantı kurup zavotlara satıyor... Hastalıklar çoğaldı, ömürler kısaldı... Daha yazacak çok şey var... Yiyebilenler kmiden şaşmasın. Dünyanın en değerli besinlerinden. Çünkü, yedi nokta iki milim dil uzunluğu olan Kafkas arısı doğanın bizim yöreye armağanıdır; bu özel bitkiler de...