İZMİR BAYRAKLI'DA EDEBİYAT SÖYLEŞİSİ

HAKOZLARDAN KORDON’A / SELAM OLSUN VATANA

 

Romanın, öykünün, denemenin, eleştirinin söyleminde tüten memleket kokusu; çoğalan ufuklar…

Hotaklıkta / kara topraktaki kotan izlerinde / hakoz boylarında açtık gözümüzü belki de dünyaya; Sabahtan akşama bir boyunduruk üstündeydik / Ho babam ho!
Ay boynuzlu babaların ve bizlerin kanını emen bızankallarla savaştık
Gün akşama kadar “karşıki hotaklar”a sataştık / en yakası açılmadık küfürlerle bulaştık;
Sonra tuttuk / güle oynaya / ekmeğimizi paylaştık
Geceleri çimli toprağı / gordoğları yastık yaptık başımıza
Hasırların üstünde ayı ve yıldızları gözleyerek sabahladık
Tırpan mı çekmedik ki günlerce; terimizi damlattık çeliklerde parlayan güneşe
Arabası harmanı değirmeni / taştan çıkardık ekmeğimizi
Yarı aç yarı tok girmeden döşeklerimize
Ateş yaktık tezeklerle yayla damlarında
Kız oğlan halaya durduk / türkülere tuluma davula zurnaya uyduk
Papağa at bindik düğünlerde / Kiziroğlu Mustafa bey olduk / gelin ağlattık
Yetmedi / gurbet ellere uzandık / fabrikalarda / işliklerde ter döktük / gurbette ölümlere yazıldık 
Hakozlarda başladık yolculuğa / Kordon boyuna vardık
Hani yitip gidenlerin sesi / hani anıları sararmış fotoğrafların gölgesi dedik;
 

Kimseye eyvallah demeden, okur dışında kimseye minnet etmeden…

Edebiyat ve kültür dünyasındaki çıkar ilişkilerine, kadın bireyi ezen toplumsal yapıya karşı bayraklıda açılan bir bayrak…  

Tanzimat’dan günümüze Türk romanının kilometre taşı sayılan tüm yapıtları eleştirel deneme tadında metinleştiren, kimi eleştirmenlerin “başucu kitabım” dediği, TÜRK ROMANINDA KARNAVAL’dan Orhan Kemal’e adanmış DİLLERİNE KURBAN’a, Vüsat Bener, Bilge Karasu, Leyla Erbil, Oğuz Atay’a eğilen DİLİN DÖRT ATLISI’ndan, “Erken Cumhuriyet Dönemi”ni araştıran, KÖY ENSTİTÜSÜ gerçeğini ekonomi politik arka planı ile çözümlemeye çalışan üçüncü baskıdaki ANADOLU RÖNESANSI gibi kitap adlarıyla on sayfa kaynakça taşıyan bir araştırma kitabından, 2008 Yunus Nadi Ödüllü KİEV’DE AŞK yetişkin öyküsünden kendi kendine beş baskı yapmış DOSTUM KELEŞ çocuk öyküsüne,

“Ben anlatmaya çalışmazsam hiç anlatılmadan kalacağını hissettiğim” için yazıyorum diyen John Berger’den esin alıyor ve devam ediyoruz. “Okurlarıma gizli bir yetimler ittifakı öneriyorum… Birbirimize yetim yıldızlar gibi göz kırpalım ve tüm hiyerarşileri reddedelim… Korkmayın; evrendeki yıldızlardan fazlası da hiçbir takım yıldıza ait olmayan yetim yıldızlardır. Yetim yıldızlar, takım yıldızların hepsinden fazla ışık verirler…”

Haydi el birliğiyle yetim yıldızların serüvenlerini konuşmaya, onlarla birlikte yan yana ışımaya…

24 Mayıs 2017 Çarşamba akşamı İzmir Bayraklı Hanaklılar Derneği'nde yapılan Alper Akçam söyleşisikatılımcılar içn unutulmayacak bir zaman dilimi oldu...