UMBERTO ECO; GÜLÜN ADI VE RÖNESANS

Gülün Adı,  dünyanın hemen tüm dillerine çevrilmiş, milyonlarca okura ulaşmayı başarmış 733 sayfalık koca bir başyapıt… Benim elimdeki baskı Can Yayınları’ndaki 41. Baskı imiş ve bu basımdaki sayı da 3.000 tutulmuş.

1980 yılında yayımlanmış yapıtın dünyadaki ünü bir tarafa, 14. Yüzyıl ortaçağında konumuyla, karmaşık ve muhteşem taş mimarisiyle zengin kitaplarıyla ünlü bir Benedikten manastırında geçen, kitabın son bölümlerine kadar bitip tükenmeyen ortaçağ entrikalarının İmparator ve Papa temsilcileri arasında tartışıldığı, İsa’nın yoksulluğu ile kilisenin zenginliği ve siyasal gücünün karşı karşıya getirildiği, farklı Hıristiyan tarikat ve cemaatleri arasındaki düşünce ayrılıklarının zaman zaman okuru boğacak gibi sıkıştırdığı, okunması büyük bir sabır isteyen yapısına karşın bunca ilgi çekmiş olmasını seksenli yılların ortasında Türkiye’ye gösterime girmiş, Sean Connery’nin başrol oyuncusu olduğu filme bağlayabilme mümkün… Yoksa ki, Türkiye’deki yüz bini aşkın okurun Hıristiyan ortaçağla sıcak bir ilişkisi kurabilmiş olabilmiş olması mümkün değil.