YENİ YIL KUTLU OLSUN

Karıncanın hakkı olsun / ömürlerden elediğimiz sevdalar

Rüzgârlar dinlesin yeter / efkârımızı

Minnet etmeyelim vefasızlara

Kaçmadık ki hesabını vermekten kavgamızın

Utanmadık ki diktiğimiz sevgi çiçeklerinden

Yazdık ama bir kenara / karşılığı ödenmemiş emeklerimizi

Türküler söyleyeceğiz el ele verip

Kuşun kanadında göndereceğiz diyemediklerimizi

Ve umudu hiç kesmeyeceğiz / gelen günlerden…

İnsanlığın virüs salgınına, korkuya, karanlığa ve doğa yıkımına karşı savaşımı sürüyor…
Yeryüzünü çıkar savaşlarıyla kana, ateşe, açlığa, yoksulluğa, karamsarlığa, karanlığa sürükleyen, bir salgında bile kin ve nefret üzerinden politik yararlar edinmeye çalışan ve türlü çeşitli demagojilerle kitleleri arkasına takmayı başaran azınlık oligarşilerine karşı, insanlık kültürü, dayanışmayla, paylaşmayla, oyunla, gülmeceyle, barış, dostluk, kardeşlik, dünyayı başkasının gözüyle görebilme erdemliliğiyle direnmeyi sürdürüyor.

Herkesin olan yeni yıl kutlu olsun…
Daha ölmedik ve önemli bir zaman dönemecindeyiz! 

Bizler, Doğu coğrafyasının Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanmış Anadolu toprağında Doğu ve Batı kültürlerini kendi öz kültürünün zenginliğinden kopmadan harman etmeye çıkmış Köy Enstitülü kavruk köylü çocuklarının; Sis Dağı’nın başından her horonda el ele omuz omuza tutmak için çıkıp gelmiş Baba Tonguç’un sabah yıldızı ışıltısında yol almaya çalışıyoruz…
Her yılbaşı, ya da halk kültüründeki adıyla “kış yarılama dönencesi” bize her şeyi bir kez daha düşünme olanağı verir. Sıradan bir şey yapılmak istenen hayatımızla, o sıradan bir şey olmanın izlerini kaçınılmazca üzerinde taşıdığı için kendinden utanan ruhumuzun dayanılmaz çelişkisini duyarız. İşte bu yakıcı çelişkinin ortasındayız şimdi... Köreltilmeye, küllenmeye çalışılan bir sapakta... Ya, içimizden birilerinin bize kurguladığı sağlıksız, adaletsiz, doğasız, duygusuz bir yaşamın sürü içinde bir parçası kılacağız kendimizi; önümüzden yürüyenin ayak izinde ve kuyruk sokumunda arayacağız mutluluğumuzu, ya da özgür bir birey olarak kendimizce varoluşun yollarını açacağız. Sorun, geleceğimiz için parlak bir yıldız yörüngesi, bir yöntem, boş zamanlarımız için haz duyacağımız bir uğraş aramanın çok ötesinde, olağanüstü güncel ve yaşamsaldır. Kendimizi sorgulamadan ve yargılamadan önce atılacak bir tek adım bile yok artık. Bize kendi gölgelerinde ayrıcalıklı bir yaşamı önerenlerin ayrıcalıklı yaşamlarına basamak olma körlüğüne son vermenin kutsal ânı geldi de geçiyor! Bir kez ve kendimiz için son kez daha insan olduğumuzu anımsamaya çağırıyorum yeni bir yılı mutluluk arayışlarıyla karşılamak arzusunda olanları...
2021 yılında sevginin tartışılmaz yerini, kendi başına açıp solmasını bilen kır çiçeklerinin, dağ rüzgârlarının özgür kokusunu, aşkı, adalet kavgasını, dayanışmayı, kardeşliği, sevinci, neşeyi eksik etmeyelim sofralarımızdan… 

2021 Kutlu Olsun!

31 Aralık 2020, Alper Akçam