BİLGE KARASU

"Ötekini aşağılamak, kendimizi de aşağılamaktır." diyebilecek kadar ötekiyle özdeşleşebilen (Ne Kitapsız Ne Kedisiz), “Biz kendimizi bir şeyler sanıverdik işte.” gibi basit görünen bir cümleyle (Gece) insanlara belki de tüm yaşamlarını sorgulatacak bir ipucu verebilen, "Usancı, bezginliği bir an unutturan bir şey varsa, yaşama sokuverdiğimiz umuttur. Yaşama katabildiğimiz, katmayı becerebildiğimiz umuttur." (Altı Ay Bir Güz) sözleriyle okuru bir anlamda umutsuzluktan uzaklaştıran, kendine özgü anlatımıyla bir biçim ustası olarak da adlandırabileceğimiz Bilge Karasu’nun, kendisi ve eserleriyle ilgili olarak yeterli inceleme ve araştırma yapılmamış olduğunu söylemek yanlış olmaz sanırız. Umarız, bu dosya, 1955 yılında yitirdiğimiz yazarın daha iyi anlaşılmasına ve daha çok okunmasına katkıda bulunur.  

Bilge Karasu’nun edebiyatına ilişkin tartışılmasını istediğimiz başlıklar şöyledir:

  • Çok sayıda yabancı dil bilen, Türkiye’de henüz hiç bilinmeyen yazarları Türkçe’ye çeviren, felsefe mezunu bir edebiyatçı olan Bilge Karasu, duygulu bir insandır, oldukça düşünceli, naziktir ve mütevazı bir hayat yaşamıştır, 
  • Bilge Karasu deneysel bir edebiyatçı olarak adlandırılmaktadır, çağrışımlar, eğretilemeler ve simgelerden bolca yararlanmıştır,
  • Okurları ve eleştirmenler anlatımını çok sayıda yazara benzetmektedirler; Borges, Cortazar, Kafka, Claude Simon, Voolf, Nietzsche gibi..., 
  • Bilge Karasu felsefecidir ve edebiyat - felsefe dengesi kurarak eserlerini yazmıştır, onun eserlerini anlamak için belli düzeyde felsefe ve edebiyat bilgisi gerekir,
  • Postmodern edebiyatın Türkiye’deki en önemli temsilcisi olarak görülmektedir,
  • Eserlerinde, bireyin sorunlarına ağırlık vermiş, günlük hayattaki açmazları, bireyin bilinçaltını, bireyin sorumluluklarını ele almış, sevgi, dostluk, yalnızlık, tutku, inanç/ inançsızlık, korku ve ölüm gibi kavramları imgesel bir dille anlatmıştır,
  • Masalsı, büyülü bir kalemi vardır, eserlerinin anlaşılması zordur, her okunduğunda farklı bir bakış açısı kazandırabilir,
  • Yaratıcı ve katılımcı bir anlatıma sahiptir, eserleri aracılığıyla okurla küçük çaplı bir ortaklık ilişkisi kurar,  
  • Bir dil ustasıdır. Sözcük dağarcığı çok fazladır, öz Türkçe sözcükleri kullanır, gerekirse kendi sözcüklerini oluşturur. Dilimizin anlatım olanaklarını genişletmiş, Türkçeyi ve okuru bu anlamda zorlamıştır.
  • Varoluşçu felsefenin edebiyatımızdaki isim babalarındandır,
  • Yazarın; 8 öykü, 3 deneme kitabı ve radyo oyunları bulunmaktadır, ancak yazar bugüne dek çok sayıda okura ulaşamamıştır,
  • Yaratı zekasıyla Batılıdır, ancak masal ve mit tadında eserleriyle Doğulu hayal gücü taşımaktadır,
  • Çevre duyarlılığı yüksek, hayvan sevgisi çoktur, bunu da eserlerine yansıtır, 
  •  En çok tartışılan ve okunan eserleri Göçmüş Kediler Bahçesi, Gece ve Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı’dır.

 

Başta da belirttiğimiz gibi Bilge Karasu çok yönlü ve yukarıda saydıklarımızdan daha fazla başlıkta incelenebilecek bir yazar. Sizden beklentimiz, yukarıdaki başlıklardan birisiyle ya da kendinize ait bir başlıkla dosyamıza bir yazıyla katkı vermenizdir. Dosya yazılarımızın, 20 Nisan 2017’de hazır olmasını öngörüyoruz. Cevabınızın olumlu olmasını diler, saygılarımızı sunarız.