ARDAHAN ALTAŞ VE ÖLÇEK KÖYLERİNDE, SARIÇAM ORMLANLARININ GÖBEĞİNKOYUN SÜRÜLERİ OTLUYOR!
Onlarca yıl önce Cumhuriyet Hükümetince bölgeden uzaklaştırılmış beylerin mirasçıları, iki köyün otlağını, ormanını, Kür nehrinin güzellikler dolu yamaçlarını sahiplenmektedir. Orman İşletmesiyle beylerin tapuları arasında çelişkiler vardır. Yasal süreç bitmemiştir ama bölgedeki otlaklar ve ormanlar, Iğdırlı sürü sahiplerine kiraya verilmiştir; bölgeye yüzlerce koyun girmiştir. Çoktan korunmaya alınmış olması gereken Altaş, Ölçek ormanlarında, Hazar'a Anadolu'nun ezgisi, öyküsünü taşıyan Kür nehri kenarlarında, Maranın Deresinde, Kalecikte, fidanlıklarda, Çıldır yolunun hemen altındaki güzelliklerde, yer, sınır tanımayarak otlamaktadır koyunlar. Otlakların, ormanların, insanların, yörenin geleceği göz göre göre yok edilmektedir. Bu kadar mı sahipsizdir bu ülke?
Ormanların belki de ilk büyük düşmanı, yıllardır çamları tek tek kesip yot eden, satan, ağaç gördükçe eli kaşınan, ağacı kesip kumara yatıran, evinin üstünü örten, çam fidanını tarım aracına sap olarak olarak kullanan, göçebe gelenekli yöre köylüsünün yanında çok daha güçlü, dişli orman düşmanları vardır bugün... Ormanların devletçe korunmasının çok daha gerisinde, çok daha ümitsiz durumlardayız. Ormanları koruması gerekenler ormanların yok edilişine sanki yardımcı olmakta, yol açmaktadırlar.
Dünyada eşi bulunmayan, yapay olarak oluşturulamayan ve yanmayan tek orman cinsi olan, elli altmış ayaklık, yalnız sarıçamın barındığı, altı çimen, çiçekle kaplı, gelecekte bir gezgin cenneti, ülke için bir büyük gelir kaynağı olabileceğini düşündüğümüz güzel ormanlar, aymazlığın, yasak savmanın, küçük çıkarların kurbanı olmaktadırlar! Bir yandan kardeş kavgasına, insanlar arasında ayrılıklara, aykırılıklara yol açabilecek uygulamalar sürerken, bir yandan ülke zenginliklerimiz, doğal güzelliklerimiz yok edilmektedir! Rio de Jenerio'da, 1992 yılında katıldığı çevre toplantısına karşın, bölge ormanlarını tüccara, ağaç hırsızına yem yapmayı sürdüren yetkililerimizin son başarıları, ormanlara koyun sürüleri sokmak olmuştur! Ülke ve yöre geleceği üç kuruş için satılmaktadır!
Onlarca yıldır yöre ormanlarıyla ilgili bir sıklık, yoğunluk, verim, gelecek araştırması yapılmamış, onlarca yıl önceki haritalarla, masa başında alınan kararlarla bölgeye kesim emirleri gönderilmiş, yöre köylülerinin yağmaladığı, bilinçsizce yok ettiği ormanlara bir yandan da, devletin hesapsız, programsız, kuralsız, tüccarın yönlendirdiği kesim kararları inmiş ve en sonunda ormanlara koyun sürüleri sokulmuştur! Uluslararası konferansların, altına imza atılan sözleşmelerin, dışarda sözüne güvenilir bir ülke olmanın, onurun, sevginin yeri yoktur kitabımızda!
Kuvayımilliye ateşinin ilk yandığı yaylalara, mandaya, sömürge olmaya ilk başkaldıran Kars ve Ardahan yöresine ilgi ve dikkat istiyoruz. Adalet, sevgi, dostluk, kardeşlik ve yardım istiyoruz! Ülkemizi ve insanımızı seviyoruz! Hiçbir çıkar ilişkisi, hiçbir aymazlık, ülke geleceğini, doğal güzelliklerimizi, dostluğu, sevgiyi, kardeşliği yok etmemelidir! Dr. A.Alper Akçam 0224 5663411, 5663056, 2321045, 0532 7650723