ÇAĞDAŞ GEÇİNMEK KOLAY, ÇAĞDAŞ OLMAK ZOR!
Biricik ömrünü herkesin uzak durduğu, dışladığı lepralı hastalara adamış, sonrasında da Anadolu’nun yoksul kızlarını okutacağı, karanlığa karşı duracağı onurlu bir kavga kurmuş bir insanın adıdır Türkân Saylan. Kendi adı da, kurucusu olduğu derneğin adı da dünya durdukça dursun…
Çağdaşlık kavramı sözlük anlamıyla bugüne ait olan, çağa yakışan olarak anlaşılabilir. Bazıları da çağdaşlığı yalnızca modaya uygun giyinmek, seçkin olmak, sıradan insanlara göre farklı durmak olarak algılar, öyle davranır.
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin çağdaşlıktan anladığı insan aklını ve özgürlüğü kısıtlayan Ortaçağ anlayışına karşı koymak, direnmek, barıştan., sevgiden yana olmaktır. Yok demeden, yoksul demeden toplumsal karmaşada uzaklara düşmüş, olanak bulamamış insanlara el uzatmaktır. Dünya alem biliyor ki, emperyalizmin tüm dünyanın doğal kaynaklarını sömürmeye, insanları bir tüketim gereciymişçesine bir nesne kılmaya yönelik, din istismarına dayalı Şark politikalarında işbirlikçi partilerin hedef kitlesi de yaşamlarında kutsal inançlarını tek tutamak olarak bilen yoksul yığınlardır. Dışarıdan ve yukarıdan görülen ne olursa olsun, ezilen ve sömürülen yığınların tekil bakış açılı, yukarıdan gelen buyrukları sorgusuz kabul etmeye ve boyun eğmeye dayalı Ortaçağ anlayışı karşısında uyanık olmaları ve özgür düşünme gücüne ulaşmaları sağlanmadıkça, birey özgürlüğü, kadın hakları, parlamenter demokrasi gibi yaşamsal alanlarda kalıcı başarılar edinilebilmesi de olası değildir.
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği böylesi zor bir alanda elinde tüm politik, ekonomik ve teknolojik araçları kullanan egemen güçlerle, bir avuç gönüllüsünün desteğiyle dişe diş bir savaşımın içinde.
Köy Enstitüleri’nin 75. Kuruluş yıldönümü kutlamaları için güç ve eylem birliği önerdiğimiz ÇYDD Ankara Şubesi’nin bu çağrıyı kabul etmesi ve canla başla kutlamalara katılması bize büyük güç vermişti. Etkinliklerde ÇYDD gençleri de yer aldı. Aylarca hazırlık sonrası, arka arkaya üç gün süren, üniversite salonlarından demokratik kitle örgütlerinin buluştuğu geniş kapsamlı toplantılara, Hasanoğlan’da binlerce kişinin katıldığı şenliklere kadar görkemli etkinlikler düzenledik. Tüm bu süreç boyunca güçbirliğimizin anlamını vurgulayan, duygu ve coşku tellerimizi titreten anlar, Çağdaş Yaşamlı gençlerimizin Köy Enstitü kökenli değerlerimiz için yaptıkları konuşmalar sırasında yaşandı. Hele, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğrencisi Turgay Yalçın’ın, 18 Nisan 2015 günü birçok demokratik kitle örgütü, meslek odası ve sendikanın buluştuğu KÖY ENSTİTÜLERİNİN 75. YILINDA ANADOLU’YLA YENİDEN KUCAKLAŞMAK başlıklı toplantıda yaptığı bir FAKİR BAYKURT ARAMIZDA konuşması vardı ki… Köy Enstitüleri’nin kurucusu, köy kızlarının atası Baba Tonguç, yoksul yığınların sivri kalemli yanık çocuğu Fakir Baykurt gömütlerinden kalkıp gelecekler, Turgay’ı alnında öpecekler diye bekledim.
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, seksen yıl önce genç Cumhuriyet’in görev bildiği yoksul halk yığınlarının yaşamın yönetilmesine katılabilmesi, ezilenlere söz hakkı verilmesi, erken yaşta evlendirilip erkeğin haz ve hizmet nesnesi yapılmaya çalışılan kızlara özgür birer birey kimliği kazandırılabilmesi savaşımını bugünlere taşımayı başarmış bir özgürlük bayrağı, bir insanlık anıtı gibi…
ÇYDD adıyla kan renkli acılar yanında bayrak rengi umutlar da tanımış olduk. İyi ki varsın ÇYDD, iyi ki aramızdasın, iyi ki omuz başımızda, imece kavgamızda, dost soframızdasın…
06 Temmuz 2015, Alper AKÇAM (Yazar – Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği Ankara Şube Başkanı)